Limited şirket ortaklarının en sık sorduğu sorulardan biri, şirketin kazandığı paranın kendilerine nasıl aktarılacağıdır. Şahıs işletmesinden farklı olarak şirketin parası ortağın parası değildir; ortak bu paraya ancak belirli yollarla ve belirli vergisel sonuçlarla ulaşabilir. Aşağıda genel çerçeveyi anlatıyoruz. Oranlar ve sınırlar değişebildiği için güncel değerleri kontrol etmek gerekir.
1. Önce kurumlar vergisi
Şirketin yıllık kârı önce kurumlar vergisine tabi olur. Geçmiş yıl zararları varsa, mevzuatın izin verdiği ölçüde önce bunlar mahsup edilir. Dağıtılabilecek kâr, vergi ve yasal ayırmalardan sonra kalan tutardır.
2. Kanuni yedek akçe
Türk Ticaret Kanunu, kârın bir bölümünün dağıtılmadan önce kanuni yedek akçe olarak ayrılmasını öngörür. Bu ayırma, şirket sözleşmesindeki hükümlerle birlikte değerlendirilir. Yedek akçeler ayrılmadan kâr dağıtımı yapılamaz.
3. Genel kurul kararı
Kâr payı dağıtımı, ortaklar genel kurulunun kararıyla yapılır. Yıllık olağan genel kurulda finansal tablolar onaylanır ve kârın ne kadarının dağıtılacağı, ne kadarının şirkette bırakılacağı karara bağlanır. Kararın usulüne uygun alınması ve karar defterine işlenmesi gerekir.
Belirli koşullarla yıl içinde kâr payı avansı dağıtılması da mümkündür; bunun için de genel kurul kararı ve ara dönem finansal tablolar gerekir.
4. Kâr payı stopajı
Şirket, gerçek kişi ortaklara dağıttığı kâr paylarından gelir vergisi kesintisi (stopaj) yapar ve bunu muhtasar beyannameyle beyan edip öder. Stopaj, kâr payının ortağa ödendiği ya da hesabına alacak kaydedildiği dönemde doğar. Oran mevzuatla belirlenir ve zaman zaman değişir.
5. Ortağın kendi beyanı
Gerçek kişi ortaklar, aldıkları kâr paylarını belirli koşullarda yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan eder. Kâr payının bir kısmı istisna tutulur, şirketin yaptığı stopaj da hesaplanan vergiden mahsup edilir. Beyan zorunluluğu, alınan tutara ve ortağın diğer gelirlerine göre değişir; bu nedenle her yıl ayrıca değerlendirilmelidir.
6. Ortağın şirketten para çekmesi
Kâr dağıtımı yapılmadan ortağın şirket hesabından para çekmesi, kayıtlarda "ortaklardan alacaklar" olarak görünür. Bu durum vergi açısından riskli olabilir:
- Şirketin ortağa faizsiz borç vermesi, örtülü kazanç dağıtımı olarak değerlendirilebilir; bu nedenle genellikle faiz hesaplanması gerekir.
- Uzun süre kapanmayan ortak borçları, incelemelerde sorgulanabilir.
- Şirket kredi kullanırken ortağa para aktarıyorsa, finansman giderlerinin bir kısmı gider olarak kabul edilmeyebilir.
7. Ortağın ücret alması
Şirkette fiilen çalışan ya da müdür olarak görev yapan ortak, kâr payından ayrı olarak ücret de alabilir. Ücret bordroya bağlanır, SGK ve vergi kesintilerine tabidir ve şirket için gider niteliğindedir. Ücret ile kâr payının vergisel sonuçları farklı olduğundan, hangisinin tercih edileceği birlikte planlanmalıdır. Bordronun mantığı için bordro yazımıza bakabilirsiniz.
Sık yapılan hatalar
- Şirket hesabını kişisel hesap gibi kullanmak: Kişisel harcamalar şirket gideri sayılmaz ve ortak borcunu büyütür.
- Genel kurul kararı olmadan dağıtım: Usulsüz dağıtım hem ticaret hukuku hem vergi açısından sorun yaratır.
- Stopajı unutmak: Kâr payı ödendiğinde ya da alacak kaydedildiğinde kesinti yükümlülüğü doğar.
- Ortağın beyanını atlamak: Şirket stopaj yapmış olsa da ortağın ayrıca beyan yükümlülüğü olabilir.
Şahıs işletmesi ile limited şirket arasındaki farklar için şahıs mı, limited mi yazımıza göz atabilirsiniz. Kâr dağıtımını birlikte planlamak isterseniz bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Mevzuat değişebileceğinden, işlem yapmadan önce güncel durumu teyit ediniz.